
Haber Tarih : 13 Haziran 2008, 13:39
Çekicilik bu demek işte!!
Doa röportajı
Yavuz Bingöl’le beraber 'Siyaset Meydanı'nda 'Sarı Gelin'i söyleyerek ilk çıkışını yapan Doa bir yıl önce sevgilisi tarafından aldatılmış. Şarkıcı “Olmaz olsaydı” dediği bir sonraki ilişkisinde Mozambikli sevgilisinin farklılığına hayran olmuş.
Milliyet'ten Şeniz Erten Doa'yla röportaj yaptı...
Şarkıcı olmaya ilk ne zaman karar verdiniz?
İlkokuldayım, arabayla Antalya’ya gidiyorduk. Şarkı söylemeyi çok sevdiğim için, şarkıcı olacağım diye bir hayalim vardı. İçimden geldi ve dilek tutup “Allah’ım bana bir işaret gönder!” dedim. O anda bir yıldız kaydı! Dedim ki, kesin ben bir şey olacağım! Özel bir şey!
İyi ama neden müzikoloji okudunuz? Sonuçta bu müzik yapmak değil, müziği incelemek...
Açıkçası konservatuvara girmek istemedim. Çünkü konservatuvarda, çok iyi bir virtüöz olabiliyorsunuz, ama kendi tarzınız oturmuyor.
Konservatuvara girebiliyordunuz ve siz o yaşta böyle bir şey düşündünüz...
Konservatuvarı kazandım ama gitmek istemedim. Ömrümün sonuna kadar bana verilen besteleri çalmak yerine, kendi tarzımı oluşturup onu söylemeyi istedim.
Neden soul ya da R&B?
Ben küçüklüğümden beri bu müziği söylüyordum, başka bir müzikte yapamam açıkçası. Türkü de söyleyemem, arabesk de yapamam, pop da yapamam.
İlk bestenizi “Düşün” yaptığınızda ne düşündünüz?
“Bunu ben mi yaptım?” dedim. Çünkü çok beğendim.
Dört sene önce bir arkadaşınızla şarkı yaparak ilk adımı atmışsınız...
Şarkıyı yapıp internete koydum. Taşoda’nın sahibi Anıl Savaş Kılıç, parçayı dinlemiş ve beni İstanbul’a çağırdı. Karargah grubunun albümünde bir şarkı söyledim. Sonra “Organize İşler” filminde, “Hisset”i söyledim.
Ceza’yla nasıl bir araya geldiniz?
Prodüktörüm Ceza’yla daha önce beraber çalışmış. ‘Çıkış parçasına kesinlikle bir düet lazım. Bunu en iyi Ceza okur!’ dedim. Şans eseri Ceza da, başka bir iş için Taşoda’ya geliyor. Prodüktörüm hemen albümümü dinletmiş ve onlar da kabul etmişler.
Müziğiniz için de, R&B değil ama çok iyi bir Amerikan popu gibi diyorlar.
Belki bunu söyleyen rock müziği yapan biridir ve R&B’nin R’sini bilmiyordur. Beni eleştirmeye hakkı yok, önce kendine baksın derim. İkincisi, belki dikkate bile almayacağım biridir, yanıt bile vermeme gerek yoktur.
Şubat 2008’de, Yavuz Bingöl’le beraber “Siyaset Meydanı”nda “Sarı Gelin”i söyleyerek ilk çıkışı yaptınız. Bunu tahmin eder miydiniz?
İzmir’den dönüyordum. Havaalanına indim ve prodüktörüm aradı, “Bu akşam Siyaset Meydanı’na çıkıyorsun” dedi. Bana bir inme geldi (gülüyor). “Sarı Gelin”, benim için canlı yayında bir doğaçlama oldu aslında. Bunu başardığım için, kendimle çok gurur duyuyorum.
“Aldırma”da Hüsnü Şenlendirici ile...
(Gülüyor) Aman Tanrım! Siz bunu nereden öğrendiniz? O parça bitmiş bir parça ama ne zaman çıkacağı belli değil. Ben onu sürpriz bir düetle çıkartmak istiyorum.
Ve şarkınız “Sahte”... Ne yaşadınız da bu sözleri yazdınız?
Bir ilişkimin üzerine yazılmış bir şeydi. Kendi yaşadıklarımla, çevremdekilerin yaşadıklarının harmanı oldu. Artık insanlar ilişkiler açısından bana samimi gelmiyorlar.
Her şeyi yazdığınız bir defteriniz varmış. Oradan bize verebileceğiniz bir sır var mı?
Benim albüm çıkmadan önce bir klibim çekilmişti ve o klibim çöpe atıldı. Albüm kesin çıkıyordu ve klip olmadı. Şaka gibi değil mi? Çekiliyor ve riskli bulunuyor. Bahane şu: Sana inanıyoruz ama, albüm tutmaz. Neyse... Benim için çok önemli bir gündü ve o günden sonra ben de, prodüktörüm de daha çok hırslandık.
Defterinizde, aşkla ilgili bir şeyler de olmalı.
Geçen seneydi. Çok sevdiğim, bir senedir beraber olduğum erkek arkadaşım, beni tanımadığım biriyle aldatmıştı. İnsanın gururunu kıran bir şey.
Nasıl öğrendiniz aldatıldığınızı?
Telefonuna gelen mesajları gördüm.
Beraber olduğunuz kişi, size cevap olarak ne söyledi?
Şaka gibiydi. Erkekler, yalan söyleyemiyor zaten. Çok komik duruma düştü,çocuk gibi oldu. O kadar küçüldü ki karşımda.
Aşk her şeyi affetmiyor yani..
.Ben enayi miyim ya (gülüyor)... Hangi devirde yaşıyorum...
Peki Mozambikli bir sevgiliniz gerçekten var mı, yoksa bu bir şehir efsanesi mi?
Vardı bitti. Olmaz, olaydı.
Nerede tanıştınız?
İzmir’de. Orada bu şekilde yaşayan çok öğrenci var.
Onda ne çarptı sizi?
Onun da farklı olması. Çekiciliğin anlamı bu benim için: Farklılık.
Sizin giyim tarzınız da farklı. İlk küpeleriniz çarpıyor gözüme.
Kadın estetik bir varlık. Onu biraz süslediğinizde bile çok güzel görünen bir şey. Ben biraz abartmayı seviyorum (gülüyor). Bakkala giderken bile aynaya bakarım. Neden böyleyim bilmiyorum, ama böyleyim.
Bir insanın güzel olması ne kadar önemli?
Çok önemli değil. Bence önemli olan, kendi karakterine uygun giyinip, onu çekici hale getirebilmesi.
“Dış görünüş, insanların karakterini yansıtır” demişsiniz. Sizin görünüşünüz neyi yansıtıyor?
“Kıza bak, kendine nasıl bakmış!” derler mesela. Kızlar zaten çok kıskanıyor beni. Sinir oluyorum. Mesela ben güzel bir kız gördüğüm zaman, ne güzel derim, benim gibi biri daha var. Ne var ki kızlar, kliplerde bile “Bu kız iğrenç!”, “Bu ne böyle!“ gibi şeyler söylüyorlar
